Skip to content
Rehber

Kapadokya aile çekimi: çocuklarla gündoğumu

Çocuklu bir ailenin gündoğumunda nasıl çekildiğini anlatıyorum: erken saatin zorluğunu oyunla aşmak, pozdan çok gerçek anı kovalamak ve çocuk-dostu vadiler.

Kapadokya'da gün doğarken doğal bir aile anı, sıcak yatay ışık

Bir aile çekiminde en iyi kareyi çoğu zaman ben istemem; bir çocuk verir. Anne saçını düzeltirken, baba küçük olanı omzuna alırken, üç yaşındaki biri birden koşup ikisinin arasına dalarken. O an poz değildir, kimse “hazır” değildir; tam da bu yüzden gerçektir. Kapadokya’da çocuklu ailelerle gündoğumuna çıkmak, işimin en yorucu ve en tatlı yanı. Bu rehberde, o erken saati bir aileyle nasıl geçirdiğimi, çocuğu nasıl idare ettiğimizi ve gerçekten ne beklemeniz gerektiğini anlatıyorum.

Önce şunu söyleyeyim: küçük bir çocukla gündoğumu çekimi bir sabır işidir, bir hız yarışı değil. Plan yaparız ama plana sıkı sıkıya sarılmayız. Çocuk o sabah nasıl uyandıysa, çekim de öyle akar. Benim işim o akışa direnmek değil, içine yerleşmek.

Neden yine de gündoğumu?

Kapadokya’da sabahın ışığı yataydır, sıcaktır ve yumuşaktır; öğle güneşinin sert gölgeleri henüz yoktur. Balonlar da gökyüzünü ancak o saatlerde doldurur. Bir çocuğun yüzü o yumuşak ışıkta en güzel görünür — gözler kısılmaz, teni doğal döner. Bu yüzden zahmetine değer.

Ama dürüst olmak gerekirse, saat beşte karanlıkta kalkmak küçük bir aile için kolay değil. Erken kalkışı neden göze aldığımı sabahın beşinde kalkmak üzerine yazdığım günlükte uzun uzun anlatmıştım; çocuklu bir ailede o karar biraz daha cesaret ister, ama sonucu genelde herkesi haklı çıkarır.

Erken saati çocukla idare etmek

İşin sırrı, çocuğu “çekime hazırlamak” değil, çekimi çocuğun ritmine göre kurmaktır. Birkaç küçük prensibim var:

  • Kısa tutarız. Bir yetişkin çift bir buçuk saat gezebilir; küçük bir çocuk için asıl verimli pencere çoğu zaman kırk dakikadır. O kırk dakikayı ışığın en güzel olduğu ana denk getiririz, gerisini zorlamayız.
  • Önce oyun, sonra kamera. İlk on dakika hiç çekmem. Çocukla tanışırım, bir taş toplarız, bir balonu birlikte sayarız. Bana ısınınca kameram da onun için tehdit olmaktan çıkar.
  • Atıştırmalık ve yedek kıyafet. Bir aç ya da üşüyen çocuk hiçbir ışıkta gülmez. Ailelere sabaha küçük bir çanta hazırlamalarını söylerim: su, bir şeyler yemek, ince bir hırka.
  • “Bak, kuş!” demeyiz. Zorla baktırılan bir bakış sahtedir. Ben çocuğu değil, anne babayla arasındaki anı çekerim; çocuk bana bakmasa da olur.

Panik en büyük düşman. Bir çocuk ağlamaya başladığında acele etmek işi büyütür. O anlarda beklerim. Işığın gelmesini beklediğim gibi, çocuğun sakinleşmesini de beklerim; bu beklemenin neden işin yarısı olduğunu ışığı beklemek üzerine daha önce anlatmıştım.

Pozdan çok gerçek an

Aileler bazen “bize poz verdirir misiniz” diye başlar. Birkaç temel duruş kurarız tabii — herkesin göründüğü, dengeli bir çerçeve. Ama o kareler benim için ısınma turudur. Asıl aradığım şey pozun arasında yaşanır: çocuk babanın kucağında kıpırdarken, anne eğilip bir şey fısıldarken, üçü birden bir şeye gülerken.

Bu yüzden çok konuşmam, çok yönlendirmem. Aileden bir oyun isterim — havaya atmak, gıdıklamak, birlikte yürümek — ve o oyunun içinde sessizce çekerim. On yıl sonra o kareye baktığınızda çocuğunuzun o yaştaki gerçek kahkahasını görmenizi isterim, kurulmuş bir gülümsemeyi değil.

Çocuk-dostu vadiler

Her lokasyon küçük bir çocuk için uygun değil. Dik yamaçlar, kaygan kaya yüzeyleri ve kalabalık teklifsiz bakış noktaları hem tehlikeli hem gergin olur. Ben çocuklu ailelerle genelde daha yumuşak, açık ve düz zeminli yerleri tercih ederim: geniş bir platonun kenarı, çocuğun güvenle koşabileceği açık bir alan, balonların yükselişini rahatça izleyebileceğimiz sakin bir nokta. Amaç, ailenin çocuğun peşinden endişeyle koşmadığı, herkesin nefes alabildiği bir zemindir. Doğru sabahı ve mevsimi de buna göre seçeriz; çünkü kalabalık ve rüzgâr, küçük biriyle çekimi en çok zorlayan iki şeydir.

Ne beklemeli

Gerçekçi olalım: her kare kusursuz olmayacak, çocuk bazen surat asacak, belki bir anlığına ağlayacak. Bunların hepsi normal ve hepsi güzel. İyi bir aile galerisi yalnızca gülümseyen yüzlerden oluşmaz; o küçük somurtma da, babanın omzunda uyuyakalan o an da o günün parçasıdır. Ben ailelere baştan şunu söylerim: mükemmel bir aile değil, sizin aileniz olun. Gerisini ışık ve sabır halleder.

Kapadokya’da çocuklu bir aile sabahı planlıyorsanız, önce çocuğunuzun yaşını, uyku düzenini ve nasıl bir sabah hayal ettiğinizi birlikte konuşalım; ben o günü size göre kurarım. Aile çekimlerinin nasıl ilerlediğini aile paketleri sayfasında görebilirsiniz.

Bir aile fotoğrafı, bir anı dondurmaktan çok bir dönemi saklamaktır. Çocuklar büyür, o küçük eller büyür, o sabahki uykulu bakış bir daha gelmez. Benim işim, siz o sabahı yaşarken, onu hiç bölmeden kayda geçirmek.